Yetkililer nihayet Mersin sahilleri için harekete geçti

20 Ağustos 2026 Perşembe 18:17

Mersin’de deniz kirliliğinin önlenmesi çalıştayı yapıldı. Mersin’de 20 plastik geri kazanım tesisine yapılan denetimlerde Yılın ilk 8 ayında 49 milyon 495 bin lira ceza yazdıklarını söyleyen Vali Toros, “Ortak akılla, uygulanabilir kalıcı çözümler gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” dedi.

 

Akdeniz ve Ege’de sahilleri ele geçiren plastik atık kirliliği sorununa karşı yetkililer nihayet harekete geçti. Kirliliğin yaşandığı çaşlıca adreslerden olan Mersin’de deniz ve kıyı kirliliğinin önlenmesi amacıyla plastik atıkların kaynağında azaltılmasına yönelik çalışmalar masaya yatırıldı.

Mersin Valiliği ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda; plastik atıkların kaynağında önlenmesi, deniz ve kıyı kirliliğinin azaltılması, geri dönüşüm süreçleri ve çevrenin korunmasına yönelik çalışmalar değerlendirildi. Toplantıya kamu kurumları, belediyeler, üniversiteler, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplantı sonrasında konuşan  Mersin Valisi Atilla Toros, önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptıklarını belirterek, “Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin ortaya sıfır atık vizyonu ülkemizde ve dünyada önemli bir farkındalık oluşturdu. Bizde Mersin olarak bu anlayışı sahada güçlü bir şekilde yürütmeyi ve somut sonuçlara dönüştürmeyi önemsiyoruz. Bugün ki toplantımızda da bu yaklaşımın yerel düzeydeki önemli adımlarından biri olarak değerlendiriyoruz. Mersin 321 kilometrelik eşsiz bir kıyı şeridiyle Akdeniz’in en önemli deniz kentlerinden bir tanesidir. Denizlerimizin ve kıyılarımızın temizliği, Mersin’imizin geleceği ve biyoçeşitlilik açısından kritik önem taşımaktadır. Toplantımızda Mersin’imizin plastik döngüsündeki mevcut durumu, özellikle deniz ve kıyı kirliliğine ilişkin değerlendirmeleri ele aldık. İlgili kurumların, belediyelerin, üniversitelerin ve sektör temsilcilerinin görüşlerin aldık. Ortaya çıkan değerlendirmeler sonucunda kirliliğin kaynağında önlenmesinin önemini bir kez daha ortaya koyduk. Çevrenin korunması konusunda bu çerçevede tavizsiz bir yaklaşım içerisindeyiz. Bu doğrultuda ilgili kurumların katılımıyla daha önceden de Valiliğimiz koordinasyonunda toplantılar yaptık. Bu toplantılarda bahse konu kirliliğin denizlerimize ulaştığı ve görüldüğü yönünde çok önemli tespitlerimiz olmuştu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikli Bakanlığımızca ilimizde ve çevre illerdeki plastik geri kazanım tesislerinde denetimler hassasiyetle sürdürülmektedir” dedi.

 

“BU YILIN İLK 8 AYINDA 49 MİLYON 495 BİN LİRA CEZA YAZDIK”

Mersin’de faaliyet 20 plastik geri kazanım tesisinde denetimler gerçekleştirdiklerini vurgulayan Vali Toros, “Mevzuata aykırı eden 2 tesise idari yaptırım uyguladık. Ayrıca kentsel atıksu arıtma tesislerinden numuneler alındı. Alınan numunelerin analiz süreci devam etmektedir. Başta denizlerimiz olmak üzere çevremizi korumak adına her türlü idari, bilimsel ve teknik tedbirleri almaya kararlılıkla devam edeceğiz. 2025 yılında genel olarak çevre konusunda bin 635 denetim gerçekleştirdik. Bu yılın başından 1 Ağustos’a kadar da bin 312 denetim gerçekleştirdik. 2025 yılında 59 milyon 246 bin 275 lira ceza yazdık. 2026 yılında ise şu ana kadar 49 milyon 495 bin 812 lira olmak üzere cezalar kestik. Ayrıca geri dönüşümle ilgili 20 tesise aralıksız denetim yapmaya devam ediyoruz. Çevreyi ve şehirlerimizi korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Belediyeler, üniversiteler, sanayiciler, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarımızla işbirliği içerisinde hareket ediyoruz. Ortak akılla, uygulanabilir kalıcı çözümler gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu toplantıyı da bu yöndeki kararlılığımızın güçlü bir yansıması olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.

 

“BU UZUN VADELİ BİR SORUNDUR”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise Mersin’in Akdeniz’e açılan kıyıları, güçlü üretim ve ticaret yapısıyla plastik döngüsünde hem karadaki hem denizdeki boyutlarını değerlendirme noktasında önemli şehirlerden biri olduğunu vurgulayarak, “Bugün kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz, üniversitelerimiz ve ticaret dünyamız, sivil toplum ve özel sektör temsilcilerimizle, kıyı ve deniz alanlarına ulaşan plastik atıkların kaynağından önlenmesi, mevcut sorun ve ihtiyaçları başarılı uygulamaları hep birlikte ele aldık. Biz plastik meselesini yalnızca atığı nasıl toplayıp, geri dönüştüreceğiz sorusuyla sınırlı görmüyoruz. Asıl hedefimiz gereksiz plastik kullanımına azaltmak, atığın kaynağında oluşması önlemek, yeniden kullanımını ve geri dönüşümünü güçlendirmek, plastiklerin doğaya, özellikle de denizlerimize ulaşmasının önüne geçmek istiyoruz. Denize ulaşan plastik yalnızca bir çevre kirliliği meselesi değil ekosistemimizi, gelecek nesillerimizi ilgilendiren uzun vadeli bir sorundur. Bu nedenle Türkiye’nin kıyı ve deniz ekosistemini korumaya yönelik attığı adımlar da son derece kıymetli buluyoruz. Cumhurbaşkanımızın kararıyla Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı ile Kuzey Ege Deniz Milli Parkı olmak üzere 2 alanın deniz milli parkı olarak belirlenmesi, denizlerimizin doğal varlıklarının korunması açısından oldukça kıymetli bir adımdır” ifadelerini kullandı.

Koruma alanlarını belirlenenin yanında bu alanlara ulaşabilecek plastiklerinde kaynağında önlenmesi gerektiğinin altını çizen Ağırbaş, “Bugün gerçekleştirdiğimiz toplantı daha geniş bir sürecin parçasıdır. Adana’da başlayan, Mersin’de süren istişare sürecini Muğla ve Antalya vilayetlerimizde de sürdüreceğiz. Şehirlerden elde ettiğimiz görüş ve önerileriyle 31 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde İstanbul’da 17 bakanlığımızın, 40’dan fazla genel müdürlüğümüzün, yerel yönetimlerimizin, akademisyenlerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın ve ilgili tüm paydaşların katılımıyla gerçekleştireceğimiz Türkiye Plastik Atık Çalıştay’ına taşıyacağız. Bu çalışmanın temelinde Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin öncülüğünde Türkiye’de başlayan sıfır atık hareketinin ortaya koyduğu güçlü vizyon bulunuyor. Sıfır atık bizlere yalnızca atığı yönetmeyi değil, kaynağı korumayı, israfı azaltmayı, ekonomiyi daha döngüsel hale getirmeyi öğretiyor. Bizde plastik konusunda bu anlayışı daha ileriye taşımak istiyoruz. Günümüzde COP31 gibi küresel iklim gündemi açısından önemli bir süreç bulunuyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’un liderliğinde bu sürece hazırlanıyoruz” dedi.